İlaç diye zehir sürse hekimler
İnadına sevgi inadına aşk
İdamıma hüküm verse hakimler
İnadına sevgi inadına aşk
Sevdalar tutuşsa ciğerim yaksa
Silerim toprağa gözyaşım aksa
Yerle gök birleşse kıyamet kopsa
İnadına sevgi inadına aşk
Bulutlar devrilip bir yana ağsa
Bahtımın güneşi tersinden doğsa
Cehalet celladı yüz kere boğsa
İnadına sevgi inadına aşk
Mecnun gibi ateş yaksam çöllere
Gecelerim kurşun sıksa güllere
Türkülerim esir olsa dillere
İnadına sevgi inadına aşk
Denizler göl olsa göller kurusa
İnsan vazgeçer mi yari bulursa
Yıkılsın bu dünya yarsız olursa
İnadına sevgi inadına aşk
Aşık Borani'yim boynumu büktüm
Ben ne çektim ise sevdadan çektim
Ben kalbe sevgiyi ömürlük ektim
İnadına sevgi inadına aşk
İnadına sevgi inadına aşk
İdamıma hüküm verse hakimler
İnadına sevgi inadına aşk
Sevdalar tutuşsa ciğerim yaksa
Silerim toprağa gözyaşım aksa
Yerle gök birleşse kıyamet kopsa
İnadına sevgi inadına aşk
Bulutlar devrilip bir yana ağsa
Bahtımın güneşi tersinden doğsa
Cehalet celladı yüz kere boğsa
İnadına sevgi inadına aşk
Mecnun gibi ateş yaksam çöllere
Gecelerim kurşun sıksa güllere
Türkülerim esir olsa dillere
İnadına sevgi inadına aşk
Denizler göl olsa göller kurusa
İnsan vazgeçer mi yari bulursa
Yıkılsın bu dünya yarsız olursa
İnadına sevgi inadına aşk
Aşık Borani'yim boynumu büktüm
Ben ne çektim ise sevdadan çektim
Ben kalbe sevgiyi ömürlük ektim
İnadına sevgi inadına aşk
Bazı aşklar konuşmayı kaldıramaz… Susulur ve sessizce gidilir… Çünkü söylenecek herşey söylenmiştir…Konuşacak bir şey kalmamıştır, yada aşk kalmamıştır.. Çok kısaydı yaşadıklarımız anlatılınca… Yada daha fazlasını biz yaşamaya üşendik…Aynı önsözü okunmaya üşenilmiş bir kitap gibi.. Oysaki bilemez okumayan, onun içinin nelerle dolu olduğunu… Biliyorum, bir sonraki sabaha rahat bir şekilde uyandın. Rahat, yeni bir hayata başlayacağım diye avutuyordun kendini… Oysaki içindeki o küçük kıvılcımın geride kalan ben olduğundan habersiz. Yine o bunaltıcı yaz sıcağının akşamlarından birini yaşıyorsun, balkona çıkıyorsun biraz hava almak için. Rüzgâr esiyor, esiyor… Ama sıcak havayı yüzüne vurmaktan başka bir şey yapmıyor. Yakıyorsun bir sigara, daha sonra o dumanla dalıyorsun düşünceye… Ama aklına bir türlü ben gelemiyorum, “nedir bu sıkıntı” diye düşünürken. Güneşin doğmasına yakın, elinde o tozlu fotoğraf albümünle uyuyakalıyorsun… İşte tam öyle bir anda geleceğim yanına, üstünü örteceğim üşüme diye. Sabah uyandığında hiçbir şey hatırlamayacaksın, ama ben yine de gelmiş olacağım ya, olsun. Üzerine sinen bu koku hiçte yabancı gelmeyecek, o bir türlü çöz
emediğin ama huzurlu olduğun anında yanında olacağım…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
yorum